Üç haftadır her gün on dakika oturuyorum. İlk günlerdeki acemi şansı geçti; şimdi oturduğum anda zihnim market listesine, yarınki toplantıya, sekiz yıl önceki bir konuşmaya gidiyor. On dakikanın dokuzu böyle geçiyor.
Herkes 'düşünceleri izle, bulut gibi geçsinler' diyor ama benimki bulut değil, kamyon konvoyu. Üstüne bir de 'ben bu işi beceremiyorum' düşüncesi eklendi.
Deneyimli olanlara sorum: bu dağınıklık gerçekten azalıyor mu, yoksa onunla kurduğun ilişki mi değişiyor? Bir de somut taktik varsa alırım — sayma, nefes odağı, rehberli... sizde ne işe yaradıysa.